top of page

Sağlıkta Görünmeyen Eşitsizlik: Bedenin Standartlaşması

Güncelleme tarihi: 20 Mar


Tıp ve bilim çoğu zaman tarafsız, nesnel ve herkese eşit şekilde hizmet eden alanlar olarak görülür. Ancak tarihsel süreç incelendiğinde, “insan” kavramının çoğu zaman aslında erkek bedeni üzerinden tanımlandığı bir gerçektir. Uzun yıllar boyunca yapılan deneyler, geliştirilen ilaçlar ve belirlenen “normal” değerler büyük ölçüde erkek vücudu temel alınarak oluşturulmuştur. Kadın bedeni ise çoğu zaman bu sistemin dışında bırakılmış ya da “özel durum” olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde kadın sağlığına yönelik çalışmalar artsa da, geçmişten gelen bu yaklaşım hala etkisini sürdürmekte ve sağlık alanında görülmeyen eşitsizliklere yol açmaktadır.


Bu durum yalnızca teoride değil, günlük hayatta da somut sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin araç güvenliği testleri uzun yıllar erkek vücuduna göre yapıldığı için emniyet kemerleri ve araç içi tasarımlar kadın bedenine tam uyum sağlamaz. Bu da kadınların aynı kazada daha fazla yaralanma riski taşımasına neden olur. Benzer bir durum ilaçlarda da görülür. Ambien adlı uyku ilacı uzun süre kadın ve erkeklere aynı dozda verilmiş, ancak sonradan kadınların ilacı daha yavaş metabolize ettiği anlaşılmış ve bu nedenle dozun düşürülmesi gerekmiştir.





Bu örnek, tıpta “tek tip” yaklaşımın ne kadar yanıltıcı olabileceğini açıkça gösterir.

Tanı süreçlerinde de benzer bir sorun vardır. Kalp krizi belirtileri genellikle erkeklerde görülen klasik semptomlara göre öğretilir ve tanımlanır. Oysa kadınlarda kalp krizi çoğu zaman daha farklı belirtilerle ortaya çıkar. Bu durum, kadınların geç teşhis almasına ve dolayısıyla daha ciddi sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir. Aynı şekilde, kan testlerinde kullanılan “normal değerler” çoğu zaman erkek verilerine dayanır. Bu nedenle bazı kadınlar aslında sağlık sorunu yaşarken “normal” kabul edilebilir ya da hastalıkları daha geç fark edilebilir. Covid-19 sürecinde de kadınların aşı ve ilaçlara daha güçlü tepki verdiği görülmüş, ancak bu fark başlangıçta yeterince dikkate alınmamıştır.


Tüm bu örnekler, sağlık alanında “standart insan” kavramının aslında ne kadar sınırlı bir bakış açısına dayandığını göstermektedir. Bilim ilerledikçe bu eksiklikler fark edilmekte ve düzeltilmeye çalışılmaktadır. Ancak gerçek bir eşitlik için yalnızca sonradan düzeltmeler yapmak yeterli değildir. En baştan itibaren farklı bedenlerin, farklı ihtiyaçların ve farklı tepkilerin dikkate alınması gerekmektedir. Çünkü insan bedeni tek tip değildir ve bilim ancak bu çeşitliliği kabul ettiğinde gerçekten kapsayıcı ve adil olabilir.




Kaynaklar:


  • Criado-Perez, Caroline. Invisible Women: Data Bias in a World Designed for Men.→ (Kadınların veri ve tasarım süreçlerinde nasıl göz ardı edildiğini anlatır)

  • U.S. National Highway Traffic Safety Administration (NHTSA).→ Araç güvenliği ve crash test verilerihttps://www.nhtsa.gov

  • U.S. Food and Drug Administration (FDA).→ Ambien (zolpidem) doz düzenlemesi hakkında açıklamahttps://www.fda.gov

  • American Heart Association (AHA).→ Kadınlarda kalp krizi belirtilerihttps://www.heart.org

  • Institute of Medicine. Does Sex Matter? Exploring the Biological Contributions to Human Health.→ Kadın ve erkek arasındaki biyolojik farkların sağlık üzerindeki etkisi

  • National Institutes of Health (NIH).→ Klinik araştırmalarda cinsiyet farklarıhttps://www.nih.gov

  • Global Health 50/50 Report (2020–2022).→ Covid-19 ve cinsiyet farklılıkları üzerine verilerhttps://globalhealth5050.org



 
 
 

Yorumlar


bottom of page